DONASYON (BAĞIŞ)
Donasyon kelimesinin Türkçe karşılığı “bağış” kelimesidir. Anlam olarak; başka birisinin yumurtası ya da spermiyle, tüp bebek tedavisi desteğiyle gebe kalınmasıdır. Bu konuda bilimsel, etik ve dini tartışmalar günümüzde de sürmektedir. Özellikle Mayıs 2006’da 2.’si ülkemizde düzenlenen Uluslararası Etik Kongresi’nde bu konu detaylı olarak tüm dünyadan gelen bilim adamları, felsefe, sosyoloji uzmanları ve din adamları tarafından her yönüyle ele alınmış, dolayısıyla ortak görüşlerin ortaya konmasında büyük katkıları olmuştur.
Donasyon Yöntemi Kimlere Uygulanır?
Kadında ;
· Hiç adet görmemiş ama rahim içi mukozasının iyi olduğuna karar verilen hastalar.
· Kemoterapi veya radyoterapi sonucu yumurta hücrelerinin kaybolması, cerrahi yollarla yumurtalıkların alınması veya sebebi bilinmeyen nedenlerle erken menopoza giren kadınlar.
· Daha önceki tüp bebek denemelerinde az veya hiç yumurta elde edilemeyen kadınlar.
· Adetin 3. günü yapılan FSH değeri 15 ve üzeri olan hastalar.
· Birçok başarısız tüp bebek denemesi olan ve gebelik elde edilemeyen kadınlar.
Erkekte ;
· Hiç sperm bulunamaması, az bulunması, yapılan tedavilerle gebelik elde edilememesi durumunda.
· TESE, MicroTESE gibi yöntemlerle sperm bulunamayan erkekler
· Sperm morfolojisindeki bozukluklar nedeniyle tüp bebek denemelerinde başarısızlığa uğrayan erkekler.
Ülkemizde donasyon yöntemi yasal olarak uygulanması mümkün olmayan bir yöntemdir. Azerbaycan, Kıbrıs, Yunanistan, İsrail, Ürdün, Belçika gibi bazı ülkelerde sıkı denetim altında uygulanmaktadır. Ancak ülkemizde bazı tüp bebek merkezleri donasyon için yurt dışına gidecek hastalara hazırlık tedavisi uygulamaktadırlar. Bu tür tüp bebek merkezlerini öğrenmek için bize ulaşın kısmından sitemize ulaşabilir, detaylı bilgi alabilirsiniz.
Donasyon işlemi öncesi vericiye ileride aileyi rahatsız etmemesi için ciddi bir protokol imzalatılmaktadır. Yıllarca bebek özlemi çekerek sonunda donasyon yöntemiyle çocuk sahibi olan ailelerin, normal yolla çocuk sahibi olmuş ailelerden hiçbir farklı duyguya sahip olmadıkları düşünülmektedir. Sitemizin de bu konudaki görüşü; bir bebeği doğuran, büyüten, gelişimini sağlayan, ona emek veren, sonsuz sevgisini esirgemeyen kişilerin bizce onun gerçek annesi ve babası olduğu yönündedir. Ne var ki Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda bizler gibi düşünmemektedirler. Diyanet, bu uygulamanın İslam Dini açısından sakıncalı olduğu görüşlerini açıklamıştır.

Donasyon işlemi öncesi vericinin sağlık durumu çok iyi araştırılmalı, genetik, bulaşıcı hastalık taşımadığı kanıtlanmalıdır. Mümkünse kan grubu olarak anneye yakın kan grubunda olanları tercih edilmelidir. Vericinin yaşı mümkün olduğunca genç olmalıdır.
Verici kadın yumurtalarının geliştirilmesi için tedaviye başlandığı anda alıcı kadın git gide artan dozlarda östrojen hormonu kullanmaya başlar. Vericinin yumurtaları toplandığı gün de alıcının eşi sperm örneği verir ve bu şekilde laboratuvar ortamında döllenme (mikroenjeksiyon) işlemine başlanır. Genel anestezi altında yumurta toplama işlemi yapılır. Bundan 1 gün evvelinde alıcı olan kadın progesteron hormonu kullanmaya başlar. 3 - 5 gün sonra embriyolar rahim içine yerleştirilir. Transfer işleminden sonra progesteron ve östrojen hormonlarını kullanılmaya devam eder. Embriyo transferinden 12 gün sonra gebelik tahlili yapılır ve kanda gebelik testi yüksek çıkarsa 12. haftaya kadar aynı hormonlar kullanılmaya devam edilir.