GEBELİK NASIL GERÇEKLEŞİR?
Çocuk sahibi olma arzusu ile bir tedavi merkezine başvuran çiftlerde infertilitenin tanımlanması, infertiliteye sebep olan faktörlerin belirlenmesi ve buna yönelik tedavini planlanması bir algoritm şeklinde planlanabilir. Günümüzde özellikle yardımcı üreme tekniklerinin gelişmesine paralel olarak, daha önce tedavisi mümkün olmayan pek çok infertil çifte çocuk sahibi olma imkanı tanınabilmektedir. Infertiliteye yol açan nedenin doğru bir şekilde tanımlanması ve uygun tedavilerin önerilmesi zaman kaybını önleyeceği gibi çiftlerin yaşaması muhtemel psikolojik sorunları da büyük oranda engelleyecektir. Etkili bir korunma uygulanmamasına ve düzenli cinsel ilişki varlığına karşın bir yıl süre içerisinde gebelik elde edilemeyen çiftlerde, infertilite yönünden değerlendirmeye başlanmalıdır. İnfertilite probleminin üreme çağındaki çiftlerin yaklaşık %10-15’ini etkileyen bir faktör olduğu bilinmektedir.
Gebelik oluşumunu sistematik bir şekilde düşünmek, infertilitenin değerlendirmesinde kolaylık sağlayabilir. Üreme çağındaki bir kadında her ay overlerde bir grup aday yumurta (primordial follikül) uyarılmakta ve aralarından seçilen bir tanesi bölünme sürecini başlatmaktadır. Burada “yumurta” ve yumurtanın içerisinde büyüdüğü “follikül” (sıvı keseciği) tanımlarını birbirinden ayırd etmek gerekir. Yumurta hücresi gelişim uyarısına maruz kaldıktan sonra çevresindeki hücrelerden bir sıvı salgılanmaya başlar. Bu sıvı yumurtayı çevreleyerek gelişimi için gerekli maddeleri sağlayacaktır. Yumurta geliştikçe büyüyen bu sıvı keseciğine “follikül” adı verilmektedir. Follikül yumurtayı barındırmaktadır. Yumurta belirli bir olgunluğa ulaştığında follikül çatlayacak ve içerisindeki sıvı ile birlikte yumurta dışarı atılacaktır. Yumurta karın boşluğuna düştükten sonra tüplerden birinin içerisine geçecek ve burada döllenmesi için gerekli olan sperm ile karşılaşacağı bölgeye yerleşecektir.
Aday yumurta döneminden olgun yumurta aşamasına dek sürecek olan gelişme süreci çok uzun bir süre teşkil etmektedir. Her ay büyüyen tek bir yumurtanın gelişiminin yaklaşık 3 ay öncesinden başladığı bilinmektedir. Gelişen yumurta, ovulasyon yani yumurtanın çatlaması tetikleninceye kadar hücre bölünmesinin belirli bir aşamasında duraklar.
Spermlerin vajen içerisinden, tüpün bu bölgesine kadar sürecek olan yolculuğunda büyük bir elemeye maruz kaldığı ve hareketlliliği en iyi olan spermlerin bu bölgeye ulaştığını bilmekteyiz. Vajende toplanan her 1 milyon spermden yaklaşık 1000 tanesi yumurtaya ulaşabilmektedir. Kaybın çoğu vajende gerçekleşmektedir. Rahim ağzı, spermleri yaklaşık 72 saatlik bir süreyle rezervuar olarak barındırmaktadır.
Yumurtaya ulaşan sperm, yumurtayı saran zara bağlanır. Sadece bir tane sperm bu zardan geçerek yumurta içerisine girebilir. Bu hadiseye döllenme “fertilizasyon” adı verilemekte ve ortaya çıkan yapı “embriyo” olarak adlandırılmaktadır. Fertilizasyonu takiben embriyo yaklaşık 3 gün tüpte kadıktan sonra rahim içerisine geçer. Rahim içerisindeki sıvıda yaklaşık 3-4 gün yüzen embriyo, bu sürenin sonunda kendisini saran zardan kurtularak rahim iç duvarına tutunur.
Vajen, rahim ağzı, rahim içi, tüpler ve yumurtalıklarda gözlenebilecek yapısal veya işlevsel bozukluklar bu sistemin düzenli ve doğru çalışmasını etkileyecektir. Aynı şekilde erkekte testis ve spermi taşıyan kanallarda gözlenebilecek problemler sperm yapımını veya taşınmasını bozarak üreme fonksiyonunu etkileyecektir. Çiftte infertilite sebebini ortaya koymak amacı ile yapılacak incelemelerde bu sistemin her parçası değerlendirilmeli ve problemin hangi basamakta olduğu saptanarak bu yönde hareket edilmelidir.
Kadın ve Erkek Genital Sistem Anatomisi
Flash animasyon için Çetin Budak'a teşekkür ederiz...